[ REHBER ]

Fon zararında ihtiyati haciz

İhtiyati haciz, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para alacağını korur. Fonun değer kaybı bu alacağın yerine geçmez. Kanunda sabit bir teminat yüzdesi yoktur.

Şart

İİK m.257, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısına, borçlunun yedindeki veya üçüncü kişideki taşınır, taşınmaz, alacak ve diğer hakları ihtiyaten haczettirme imkânı verir. Vadesi gelmemiş borçta haciz, ancak borçlunun belirli bir yerleşim yeri yoksa ya da borçlu taahhütlerinden kurtulmak için mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanıyorsa, kaçmışsa ya da alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlem yapmışsa istenebilir. Bu halde borç yalnız o borçlu hakkında muaccel olur.

Fonun son ilan fiyatı ile tasfiye nakdi arasındaki fark, bir kişiye karşı vadesi gelmiş para borcu değildir. Zararın ölçümü zarar hesabındadır.

Delil ve teminat

İİK m.258, alacaklının alacağı ve gerektiğinde haciz sebepleri hakkında mahkemeyi ikna edecek delil göstermesini ister. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. Ret kararı gerekçeli verilir. Bu gösterim, HMK m.390’daki ‘yaklaşık olarak ispat’ cümlesinin hacizdeki işlevidir. İki madde aynı süreyi kullanmaz. HGK E.2017/1796 K.2021/607’nin içindeki 7. HD bozması, tensipte hiçbir delil toplanmadan verilen kararda alacağın varlığı ve miktarı belli olmadığı için yaklaşık ispatın yerine getirilmediğini yazar.

İİK m.259 teminatı bir yüzde olarak yazmaz. Alacaklı, haksız çıkarsa borçlunun ve üçüncü kişinin bu yüzden uğrayacağı zarardan sorumludur. Metin, teminatı mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 96. maddesine yollar. Alacak ilama dayanıyorsa teminat aranmaz. İlam niteliğindeki belgede mahkeme takdir eder.

On gün ve yedi gün

İİK m.261, infaz istemini kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün ile sınırlar. İstem, kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesine yapılır. Süre geçerse karar kendiliğinden kalkar.

İİK m.264’ün birinci fıkrası, dava veya takip başlamadan haciz yaptıran alacaklıya, haczin uygulanmasından veya gıyapta yapılan hacizde tutanağın kendisine tebliğinden itibaren 7 gün verir. Bu sürede haciz ya iflas takibi açılır veya dava açılır. Ödeme emrine itiraz edilirse, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren ayrı bir 7 gün işler. İcra mahkemesi itirazın kaldırılmasını reddederse, tefhim veya tebliğden itibaren yine 7 gün içinde dava açılır. Haciz dava sırasında konulmuşsa veya alacaklı birinci fıkra uyarınca dava açmışsa, esas hükmün tebliğinden itibaren bir ay içinde takip talebi gerekir. Bu saatler HMK m.393 ve m.397’deki bir ve iki hafta değildir.

Kaynaklar

Resmî kaynaklar

Haber ve bağlam kaynakları

Yayınlayan: Genesis Hukuk

İnceleyen: Sercan Koç

Son güncelleme: